29 Mart 2019, 00:18 / 591 Okuma / 0 Yorum

Herkesin bildiği üzere vergi, devletin devamlılığını sağlayan, devletin nakit para akışının en fazla olduğu ve vatandaştan belirli şartlar dahilinde alınarak devletin kasasına aktarılan miktarlara genel olarak verilen addır. Ülkemizde verginin pek çok kolu bulunmaktadır. Bunlardan en bilineni elbette ki Katma Değer Vergisi’dir. KDV olarak da bilinen bu vergi çeşidi, insanların marketlerden ya da herhangi bir yerden satın aldıkları ürünlere devletin koyduğu ek ücret olarak tanımlanabilir. Satın aldığımız her üründe ister istemez devlete bir vergi ödemekteyiz. Bu vergi çeşidi belirli bir yüzde dahilinde alınmakta ve ürünün fiyatı arttıkça verginin de fiyatı artmaktadır. Ülkemizde alınan bir diğer vergi çeşidi de emlak vergisidir. Emlak vergisinde kişiler, sahibi oldukları gayrimenkuller üzerinden devlete vergi ödemektedir.

Vergi hukuku kapsamında tek incelenecek olan vergi çeşitleri değildir. Bunun aynı zamanda bir de ceza boyutu bulunmaktadır. Bilindiği üzere vergilerin tahsili konusunda yetkili olan devlet kurumu vergi daireleridir. Vergi daireleri, mükellefleri tarafından kendilerine gönderilen defter ve belgelere göre hesaplama yaparak bu kişilere vergi tahakkuk ettirmektedir. Bu şekilde de kişiler ve kurumlar vergilerini ödeyerek çalışmaya devam edebilmektedirler. Ancak kişiler ve kurumlar tarafından verilen beyannamelerde bir problem olursa, sunulan defterlerde eksiklik ya da usulsüzlük tespit edilirse yapılacak inceleme sonrasında bu kişi ya da kurumlara vergi cezaları tahakkuk ettirilir. Bunlar para cezası şeklinde kendini göstermektedir. Ancak bu kurumlarca ya da kişilerce tutulması zorunlu olan defterlerden herhangi birinde sahte evraklara dayanılmışsa, bu defterler tahrip edilmişse ya da usulüne uygun tutulmamış ya da hiç tutulmamışsa hapis cezaları da gündeme gelebilmektedir. Vergi Hukuku alanı, devletin etkisinin net bir şekilde görüldüğü hukuk alanlarından birisidir. Çünkü devlet de alacağını almalıdır ki nakit akışı devam etsin ve devletin devamlılığı sağlansın. Vergi Hukuku’ndan kaynaklanan uyuşmazlıkları çözme görevi Vergi Mahkemeleri’ne verilmiştir. Ülkemizde her ilde vergi mahkemesi bulunmamakta, bu mahkemeler genellikle ülkemizin büyük şehirlerinde toplanmış bulunmaktadır. Hukuk sitemimiz içinde idari hukuk bölümünün altında yer alan vergi hukuku, gerek cezalar içermesi gerekse de devlet elinde olduğundan oldukça önemli olarak değerlendirilmektedir.